CHP

ÖZYİĞİT'TEN BASIN AÇIKLAMASI

Değerli Basın Mensupları, Çok Kıymetli Yol Arkadaşlarım; Hakkari’nin Şemdinli ilçesinde şehit düşen asker ve korucularımıza Allahtan rahmet diliyorum. Başta şehit aileleri olmak üzere ülkemizin başı sağ olsun. Yıllardır evlatlarını kaybeden ananın, babanın, sevenlerinin ve bu toplumun acısı bu ülkeyi yöneten siyasi iktidarın umurunda mı? Gelen her şehit haberi yüreğimizi y

ÖZYİĞİT'TEN BASIN AÇIKLAMASI

3 Kasım 2017 16:08
-A

+A

Önceki dönem Genel Başkanımız Deniz Baykal’a geçmiş olsun dileklerimi iletirken, acil şifalar diliyorum. Yüreğimiz ve dualarımız kendisiyle.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızı coşkuyla, umutla, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e olan bağlılığımız ve inancımızla, milyonlar olarak kutladık.
Borç batağında olan bir ülkede yaşamaktayız. % 60’ı dar gelirli, %14’ü işsiz olan Türkiye’de, 55 milyon çalışan mevcuttur. Bu çalışanlardan % 80’i, tüketici, taşıt, konut kredisi ve kredi kartı borçlusudur ve yaklaşık 44 milyon kişiye denk gelmektedir. Ülkemizde 58 milyon adet bankalar tarafından verilen kredi kartı kullanılmaktadır. Türkiye Avrupa ülkeleri arasında kredi kartı kullanımında ikinci, harcamalar konusundaysa üçüncü sıradadır.
Değerli Arkadaşlarım:
2003-2010 yılları arasında Dünya’da para bolluğu dönemi yaşandı. Ülkemizde, bankalar ve AKP iktidarı bu dönemden faydalandı. Bankalar, çok ucuz maliyetli yurt dışından borçlandılar. Bu paraları Ülkemizin, iş adamlarına, KOBİ’sine ve bizlere sattılar. Öyle bir ortam yaratıldı ki vatandaş kolayca borçlandırıldı. Bunun sonucunda; 3,5 milyonu aşkın kişi borcunu ödemediği için bankaların yasal takibine takıldı. 1,5 milyon kişiyse imkanı olmadığı için borcunu ödeyemedi. Bugün Türkiye’de 5 milyon kişi batık durumdadır. Adli Sicil İstatistik verilerine göre Türkiye genelinde, İcra ve İflas Dairelerine 2015 yılı içerisinde toplam 9 milyon yeni dosya gelmiştir. Şu an ise,

20 milyon dosya 2018 yılına devredilecektir. 20 milyon insanımızın bugün icralık noktaya gelmiş olması, üzüntü vericidir. İcralık noktaya gelinmesi, AKP iktidarının ranta, üretime dayanmayan sosyo-ekonomik politikalarının sonucudur. Buna rağmen, 2003-2016 yılı sonuna kadar vatandaşımız, bankalara 322 milyar lira faiz ödemiştir. Son 7 yılda borcunu ödemeyen, 1 milyon vatandaş ceza almıştır.
Türk Bankacılık Sektörünün % 41’i ve Türkiye Cumhuriyetinin en çok gelir getiren kuruluşları yabancıların eline geçmiştir. Ülkemiz, AKP tarafından yarı sömürge haline dönüştürülmüştür. 2002 yılında 243 milyar lira olan devlet borcu, 2017 yılında 760 milyar liraya çıkmıştır. AKP iktidarında Cari Açık 527 milyar dolar olmuştur.
Yandaş şirket ve müteahhitlere adrese teslim, hazine garantili şehir hastaneleri, hava alanları, köprü ve yol ihaleleri verilmesi sonucu, AKP iktidarı biz vatandaşları borçlandırarak, Ülkenin geleceğini ipotek altına almıştır.
Cumhuriyetimiz tarihinden bugüne kadar, siyasi, toplumsal ve ekonomik anlamda bu denli, sıkıntılı bir dönem yaşanmadı. Türkiye nüfusunun önemli bir bölümü AKP iktidarının yanlış ekonomik politikalarının sonucu, borçlu yaşamaktadır. 2002 yılında 6,6 milyar lira bankalara borcu olan vatandaşlarımızın, 2017 yılında borcu 426 milyar lira civarındadır. Yani borç 65 kat artmış durumdadır.

VATANDAŞINI BORÇLANDIRMAK AKP İKTİDARININ POLİTİK İRADESİNİN SONUCUDUR. BORÇ YİĞİDİN DEĞİL, AKP’NİN ELİNDEKİ KAMÇIDIR.

Ekonomi politikalarını, büyüme, adil bölüşüm ve sürdürülebilirlik üzerine kuramayan AKP, refah ve güveni sağlayamadığı gibi, kendine yandaş oluşturarak, sadece ekonomik anlamda değil, çevre, toplumsal ve siyasal anlamda da, ülkemizi bilinmeyen bir sürece sürüklemektedir.
Değerli Basın Mensupları, Çok Kıymetli Yol Arkadaşlarım:
AKP iktidarının, vizyonsuz, plansız, çağın gereklerine ve koşullarına uymayan, hatalı, ekonomik, siyasi ve sosyal politikaları, Mersin’de de görülmektedir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanan
1/100.000’lük çevre düzeni planı, şehrimizin kalkınmasına, gelişmesine, büyümesine katkı sağlamayacağı, her geçen gün ortaya çıkmaktadır. Büyükşehir Meclisinde önceki oturumlarında gündeme gelen, çevre düzeni planla ilgili: yapıcı, faydalı ve kentimizin gelişimine uygun, konut, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, çevre gibi yerleşim ve arazi kullanılması kararları tartışıldığında, biz Cumhuriyet Halk Partisi Büyükşehir Meclis Grubu olarak, objektif, kent yararına çevreye duyarlı ve geleceğe yönelik düşüncelerimizi, Büyükşehir Meclisinde, Mersin kamuoyu önünde Meslek Odaları, STK’larla birlikte de, paylaştık, açıkladık. Aynı şekilde Akkuyu Nükleer Santrali, balık çiftlikleri, HES ve Termik Santraller için de eleştirilerimizi günlerce, aylarca ve hâlâ ifade ediyoruz.
Nükleer Santral, Termik Santral ve balık çiftlikleri bu kentin kalbine, aklına, yaşamına ve geleceğine, en büyük ihanettir. En büyük düşmanlıktır. En büyük vicdansızlıktır. İSTEMİYORUZ!
Mersin’i, Mersin’imizi yaşadığımız bu kenti, Atatürk’ün “Mersinliler, Mersin’e sahip çıkınız!” duygusuyla ifade ettiği şekilde, sahip çıkıyoruz, sahip çıkacağız! Bizi Atatürk’ün yolundan, ışığından kimse ayıramayacak, engelleyemeyecektir. Kendilerine milliyetçi diyenler, bölgenin, kentimizin değerlerini, seçim zamanı meydanlarda nutuk atarak ifade edenler, makam, mevki sahibi olduktan sonra, gerçek Mersin sevdasını unutmaktadırlar. Kente olan sorumluluklarını, yerine getiremedikleri gibi, bu inançtan, bu sevdadan, bu duygudan uzaklaşmaktadırlar.
Mersin’in merkezi hükümetçe ülkenin makine dairesi ya da çöplüğü gibi görülmesini ve bu şekilde kullanılmasını kabul etmiyoruz.

Değerli Basın Mensupları, Çok Kıymetli Yol Arkadaşlarım:

Kimliksiz bir kentte yaşamaktayız. Seçim zamanı verilen vaatler unutulursa, yerine getirilmezse, seçimden sonra yapılan çalışmalar kentimizin, kimliğine katkı sağlamazsa, Mersinli hemşerilerimiz kandırılırsa, biz Cumhuriyet Halk Partililer olarak, kentimiz, halkımız, geleceğimiz, umut ve hayallerimiz adına, HESAP SORARIZ!
Sorumluluğumuz var! Mersin’i ve kaderini değiştireceğiz. Mersin, sahil şeridi, parklar, dinlenme alanları, sosyal alanlar ve spor alanları betonlaşıyor. Mersin, gün geçtikçe yaşanmaz bir kent oluyor. Mersin, hızla yoksullaşıyor. Mersin, Sayın Kocamaz ve ekibi tarafından yönetilemiyor. Mersin’i yönetmek bilimsel bir yöntemin yanı sıra, toplumu çok iyi tanımakla mümkündür. Mersin’i yönetmek, kültürel ve sosyal politikaların geliştirilmesiyle, yerinden yönetimini güçlendirilmesiyle mümkündür. Yerinden Yönetim, yalnız kentin geleneklerinin tanımlanması değil, kentin yönetimiyle ilgili düşüncelerin olmasıyla mümkündür. Mersin, kayırmacı, anlayış da olmayan kadrolar tarafından yönetilmelidir. Yerel yönetimler, demokrasinin, çoğulculuğun ve en geniş tabanlı birlikteliğin sağlanmasıyla oluşturulmalıdır. Bunun için önerilerimizi, eleştirilerimizi ve desteğimizi kamuoyu önünde yapmaya devam edeceğiz.
Değerli Arkadaşlarım;
Bir önceki 3 Ağustos tarihli basın toplantımızda sayın Burhanettin Kocamaz’ın 2014 yerel seçimlerdeki vaatlerini tek tek “NE OLDU?” diye sormuştuk. Bu güne kadar ne bir açıklama ne de görüş bildirilmedi. Mersin vatandaşlarının beklentilerini, taleplerini ve beklenen hizmetleri yapmamıştır.
Mersin adına bu kentte yaşayan vatandaşlar adına görevimiz ve sorumluluğumuz adına tekrar soruyoruz.
 Kentin otopark sorunu devam ediyor.
 Gençlik merkezi ve bilim merkezi ki; bu iki projeye CHP Büyükşehir Meclis grubu olarak onay verdiğimiz halde yapılmadı.
 Bu beton ve asfalt aşkınız nereden kaynaklanıyor?
 Betonlaştıra betonlaştıra kentte yeşil ve toprak zemin bırakmadınız.
 Kimlik kazandıramadığınız Mersin’e beton kent kimliği kazandırdınız.
 İnsan ve çevre sağlığına zararlı fabrika atıklarının, kimyasalları eden denetleyemiyorsunuz?
 Yapılan kaldırım ve asfalt hizmetlerine yıllık bütçe oranında çok yüksek ödenek ayırıyorsunuz.
 Mersin sokakları yap-boz tahtasına döndü. Kullanışsız ve sürekliliği olmayan kaldırımlar bu kadar sık neden değiştiriliyor. Kamu kaynakları israf ediliyor.
 Kentimizin takımı olan Mersin İdman Yurdu ne durumda?
 Mersin’in sorunlarını çözecek iki battı-çıktıdan başka hizmet ve çözüme yönelik hangi projeleri uyguladınız?
 Yeni tahsis edilen Adnan Menderes Bulvarındaki sahil bandında yeşil ve ağaç kıyımı yapılıp, betonlaşmayı CHP Büyükşehir Grubu olarak şiddetle reddediyoruz. Yapılan projelerde ağaç ve yeşilin korunması insan ve çevre açısından önemli olmalıdır.
 Yerel yönetimler kâr ve ticari kuruluşlar değildir, hizmet üretmek ve vatandaşın sorunlarını çözmek için vardır. Sayın Kocamaz, ÇÖZÜM bekliyoruz. Laf değil hizmet etmenizi, proje üretmenizi istiyoruz. Önceki dönem yapılan hizmetleri yok saymak, kente yapılan en büyük haksızlıktır.
HERKES GİDİYOR MERSİNE, SİZ GİDİYORSUNUZ TERSİNE Sayın KOCAMAZ.
 Kentin çöp sorununu kim çözdü?
 Kentin içme suyu sorununu kim çözdü?
 Kentin otogar sorununu kim çözdü?
 Kentin nefes aldığı yeşil, spor ve park alanlarını kim çözdü?
 Kentin atık su arıtma sorununu kim çözdü?
 Kentin takımı MİY hangi dönem 1. Ligdeydi?

SEÇİMLE GELEN, SEÇİMLE mi?
Yoksa EMİR yada DARBE ile mi GİDER!
Yapılan anti demokratik ve hukuksuz bir uygulamadır.
Belediye başkanları neden, ne için, niye istifa ettiriliyor?
Yolsuzluk mu var?
Suça mı bulaşmışlar?
FETÖ terör örgütüyle ilişkileri mi var?
Yargı gerekeni yapmalıdır. Madem öyle suçları ve yolsuzlukları varsa kamuoyuna açıklanmalıdır. Yoksa; mağduru, masumu oynatarak AKP kendini aklamaya mı çalışıyor? Ailesi, çoluğu, çocuğu tehdit ediliyorsa yargıya gitmek kendisine oy veren belediye başkanı yapan seçmenlere karşı sorumluluğun gereğidir. Yapılmazsa, yargıya gidilmezse “TEK ADAMLIK” anlayışını meşrulaştırmak olur. Türkiye’nin kaderi; tek adamın iki dudağında çıkacak söze teslim edilemez. Ağlayarak, baskı ve tehditle istifayı kabul etmek çaresizliktir.
Kapalı kapılar ardında yapılan pazarlıklar, kentimize, ülkemize, halkımıza ihanettir. Vatandaşa yapılacak olan hizmetin önündeki en büyük engeldir. Ülkenin ve Mersin’i bu kaderinden Cumhuriyet Halk Partisi, Sosyal Demokrasi anlayışı değiştirecektir. Kazanacaktır!

Değerli Basın Mensupları, Çok Kıymetli Yol Arkadaşlarım:
Özgürlükçü ve çoğulcu demokrasinin, hukuk devletinin, varlığı ancak parti içi demokrasinin hayata geçmesiyle mümkündür. Biz Cumhuriyet Halk Partililer ve Sosyal Demokratlar olarak toplumla daha fazla bütünleşerek, en geniş tabanlı katılımın sağlanması için demokratik ölçütlere göre, örgütlenmeli, eylem ve etkinliklerimizi bunlara göre yapmalıyız. Demokrasinin ve demokratik yapının en önemli unsuru, parti içi seçimlerinin demokratik kurallara ve demokratik esaslara uygun, şeffaf bir biçimde gerçekleştirilmesidir. Buradan, tüm ilçelerimizin başkanlarına, yönetim kurulumuza, demokratik sürece dahil olan üyelerimize, görev yapan il yönetim kurulu üyelerine, kadın, gençlik kollarımızın başkan ve yönetim kurullarına, görev alan, seçilen delege arkadaşlarıma, kentimizde yaptığımız, Parti içi seçimleri demokrasi şölenine çeviren herkese teşekkürlerimi sunuyorum.

Tüzüğümüzün, İlçe Kongreleriyle ilgili süreci başlamıştır. Tarsus ve Toroslar İlçe Başkanlık Seçimleri tamamlanmış olup, 11/11/2017 saat 10.00’da Manolya Düğün Salonunda Akdeniz İlçe Kongresi, 12/11/2017 tarihinde saat:10.00’da Silifke Belediyesi Kültür Merkezinde, Silifke İlçe Kongresi, 25/11/2017 tarihinde saat: 10.00’da Kaplan Düğün Salonunda, Anamur İlçe Kongresi, 05/12/2017 tarihinde saat: 10.00’da İlçe Binasında, Çamlıyayla İlçe Kongresi, 09/12/2017 tarihinde saat:10.00’da Gülnar Belediyesi Düğün Salonunda, Gülnar İlçe Kongresi yapılacaktır. Diğer ilçelerle ilgili Kongre tarihleri açıklandıkları yer ve saatte gerçekleştirilecektir.
Yapılacak olan İlçe Kongrelerimizde aday arkadaşlarıma başarılar diler, Ülkemize, Partimize, Kentimize ve halkımıza hayırlı uğurlu olmasını dilerim.
BİRLİKTE, BAŞARIP KAZANACAĞIZ!
YAŞASIN CUMHURİYET HALK PARTİSİ!
YAŞASIN SOSYAL DEMOKRASİ!

ABDULLAH ÖZYİĞİT
CHP MERSİN İL BAŞKANI
Facebook'ta paylaş butonu
Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

ÖNE ÇIKANLAR

ANKET

Sizce Türkiye'de yeni bir Anayasa'ya ihtiyaç var mı?

  • EVET : 463 Oy (%28)

  • HAYIR : 565 Oy (%34)

  • İLGİLENMİYORUM / FİKRİM YOK : 641 Oy (%38)

Sayfalar

DUYURULAR

LİNKLER

ARŞİV

HAVA DURUMU

Günlük Gazeteler

Oku