CHP

CHP’li Sağlar, Kılıçdaroğlu’nun ‘kapının önüne koyarım’ açıklamasına yanıt verdi:

CHP Parti Meclisi Üyesi ve Mersin Milletvekili Fikri Sağlar, genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun; “kavga edeni kapının önüne koyarım" açıklamasında; “Kavga etmiyorum, sadece düşüncülerimi söylüyorum. Kapının önü Türkiye Cumhuriyeti’nin toprağıdır. Kapının önünde benim yurttaşlarım var. O yurttaşlar için, onların refahı, mutluluğu, onların eşitliği, özgürlüğü için mücadele ettim. Kapının önüne konacak birisi değilim. Koltuk sevdasında hiç olmadım” sözleriyle yanıt verdi.

CHP’li Sağlar, Kılıçdaroğlu’nun ‘kapının önüne koyarım’ açıklamasına yanıt verdi:

4 Mayıs 2017 09:48
-A

+A

 
“Koltuk sevdasında hiç olmadım”
 
 
Cumhuriyet Halk Partisi’nde partiye yönelik eleştirilerinden dolayı disiplin soruşturulması açılmasına karar verilen Mersin Milletvekili Fikri Sağlar CNN Türk Televizyonunda konuştu.
Saynur Tezel’in sorularını yanıtlayan Sağlar, karardan duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Sağlar, Türkiye’de ifade ve düşünce özgürlüğünün savunan, demokrasi için mücadele eden bir partide düşüncelerini ifade etmesinden dolayı disiplin sürecinin başlatılmasının kendisini üzdüğünü kaydetti.
 
KOLTUK SEVDASINDA HİÇ OLMADIM
Disiplin kararını haklı bulmadığını dile getiren Sağlar, şunları kaydetti:
“Söylediklerimin ne olduğunu, doğru olup olmadığını tartışmaktansa; ‘neden bir havuz medyasına bu beyanatı verdiniz’ gerekçesiyle disiplin sürecinin başladığı söyleniyor. Oysa burada yaptığım, her yerde söylediğim sözleri; Parti Meclisinde altını çizerek söyledi ve söylüyorum. Disiplin başlamasını haklı görmüyorum. Aykırı düşünce değil, her zaman ortaya konulmuş düşünce. Ben 35 yıllık siyasetçiyim. Koltuk sevdasında hiç olmadım. Ama bana yaptıklarımdan dolayı görev verdiler. Şuan 3. dönem parti meclisi üyesiyim. Beni seçen kurultay delegelerine karşı sorumluyum. Kurultay delegelerinin taleplerini, referandum sırasında 60 ili dolaşan bir insan olarak oradaki partili üyelerimizin taleplerini dile getirdim.”
 
TÜRKİYE’DE REJİM DEĞİŞTİ
“Düşüncelerimizi ortaya koymalıyız” diyen Sağlar, aşağıdan yukarıya düşüncelerin parti meclisinde karar altına alınması gerektiğine vurgu yaparak; “Genel başkanımız bu düşüncülerin sözcüsü olabilmeli” dedi ve şöyle devam etti:
“Yapılan sistem böyle değil. Ben ne Parti Meclisi’nde ne parti grubunda karar aldığımız hatırlamıyorum. İki deva bildiri yayınladık. Bu bize olan güveni ve partimizin tabanının, özellikle kurultay delegelerinin ve dolayısıyla bütün örgütümüzün bize vermiş olduğu sorumluluğu yerine getirmemiş demektir. Ben kavga etmiyorum, sadece düşüncülerimi söylüyorum. Söylediğim düşüncelerin altını çizmek isterim; Bugün Türkiye’de rejim değişti. En son nokta 2019’dur. 2019’a CHP yüzde 49’un üzerinde yüzde 60’ları bulabilecek bir çoğunlukla gitmelidir ki parlamentodaki çoğunluğa dayanarak, anayasayı değiştirip yeni bir anayasayla tekrar parlamenter demokratik sisteme dönebilmelidir. Özgürlüklerin, eşitliklerin olduğu bir noktaya dönebilmelidir. Benim söylediğim bu.”
 
İHSANOĞLU MESELESİ REJİMİ DEĞİŞTİREN BİR NOKTAYA GETİRDİ
Cumhuriyet Halk Parti’nin 2019’a şimdiden hazırlanması gerektiğini vurgulayan Sağlar, “Birçok yanlışlar yapıldı. Bunların üzerinde durmak istemem. Ama Ekmelettin İhsanoğlu meselesi bugün rejimi değiştiren bir noktaya getirdi. Karar mercii biz değiliz. Ama bana tıpkı MİT TIR’larında olduğu gibi, TIR’ın içerisinde silah var; ‘sen bunu niye açıkladın’ diye basın mensupları tutuklu” diye konuştu.
 
 
İfade özgürlüğüne vurgu yaptığı konuşmada 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nü de kutlayan Sağlar, 150’den fazla gazetecinin bugün tutuklu olduğunu anımsatarak, şöyle devam etti:
“Dördüncü güç olan basın tutuklu. Özgürlük yok. Bu özgürlüğü oluşturabilmek, düşüncenin, ifadenin, demokrasinin, eşitliğin kurulmasını sağlayabilmek bizim görevimiz. Cumhuriyet Halk Partisi’nin görevi. Ama kendi içinizde bunu kabul etmiyorsunuz. ‘Aykırı sesleri’ çıkaranları kapının önüne koymakla tehdit ediyorsunuz. Kapının önü Türkiye Cumhuriyeti’nin toprağıdır. Kapının önünde benim yurttaşlarım var. Ben buraya kadar o yurttaşlar için, onların refahı, mutluluğu, onların eşitliği, özgürlüğü için mücadele ettim. Kürt’ünün, Alevi’nin, Laz’ının, Çerkez’inin, Arap’ının, bu ülkede yaşayan herkesin, emekçinin, çiftçinin, esnafın var olabilmesi, daha iyi yaşayabilmesi için mücadele ettim. Kapının önüne konacak birisi değilim. Bunu kabul etmiyorum. Kavga eden birisi de değilim. Benim söylemek istediğimi çok basit. Diyorum ki yeni bir yapı çıkması gerekiyor. Şimdi olağan kongre süreci başlatıldı. Ocak ayının 17-18’ine kadar. Cumhuriyet Halk Partisi uyum yasaları diye dünden itibaren yeni rejimin ortaya koyduğu bir çok hukuksuzlukları engelleyecek bir parti. Bu bir zaman kaybı, içe dönüş demektir. Ben bunu kabul etmiyorum. Cumhuriyet Halk Partisi, 2019’da yüzde 49’u yüzde 60’a taşıyacak bileşenleri heyecanlandıracak kararlı bir yol yürüyüşü yapmalı ve iktidar olmalıdır.”
Facebook'ta paylaş butonu
Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

ÖNE ÇIKANLAR

ANKET

Sizce Türkiye'de yeni bir Anayasa'ya ihtiyaç var mı?

  • EVET : 453 Oy (%28)

  • HAYIR : 555 Oy (%34)

  • İLGİLENMİYORUM / FİKRİM YOK : 625 Oy (%38)

Sayfalar

DUYURULAR

LİNKLER

ARŞİV

HAVA DURUMU

Günlük Gazeteler

Oku