Mersin

Cemalettin Kurt: İyi bir iş adamı gözleriyle değil, kalbi ve beyni ile iyi görendi

Kurt Global'in kurucusu, işadamı Cemalettin Kurt, iyi bir iş adamının gözleriyle değil kalbi ile iyi gören kişi olduğunu belirtti. Avrupa’nın gözde marketlerinin Türkiye'deki önemli tedarikçilerinden biri olduklarını ifade eden Kurt, Bu ülkenin kaynakları ile büyüdüklerini vurguladı.

Cemalettin Kurt: İyi bir iş adamı gözleriyle değil, kalbi ve beyni ile iyi görendi

6 Haziran 2017 11:37
-A

+A


İşadamı Cemalettin Kurt, "2010 yılından sonra kendi işlerimi kurarken bu ülkeye yatırım yapmaya, bu ülkede daha çok insana iş, aş vermeye, daha çok insanı mutlu etmeye daha çok insanın yarasını sarmaya karar verdim" ifadelerini kullandı. 
 
Mersin kamuoyunun narenciye konusunda yaptığı çalışmalar ile yakından tanıdığı, daha önce Mersin Turunçgil Üreticileri Birliği (MERTUB) Başkanlığı ve Ulusal Turunçgil Konseyi Yönetim Kurulu üyeliği yapan Kurt Global'in kurucusu Cemalettin Kurt, başarısının sırrını, yaşadıklarını, gördüklerini ve deneyimlerini Mersin Televizyon'una anlattı. 
 
'LİMONU VE NARENCİYEYİ ÇOK SEVİYORUM'
 
2005 yılından sonraki süreçte narenciye konusunda yaptığı çalışmalarla Mersin kamuoyunun kendisini yakından tanıdığını ifade eden başarılı iş adamı Cemal Kurt, Tarsus Amerikan Lisesi ve Bilkent Üniversitesini bitirerek iş dünyasına katıldığını kaydetti. Kardeşleri tarafından 1970'li yılların sonunda kurulan ve yönetilen Kurt İnşaat Sanayi ve Ticaret  Ltd. Şti'nin Türkiye’nin en büyük inşaat şirketlerinden bir tanesi olduğunu anlatan Kurt, 2010 yılının sonunda ise limonu, narenciyeyi çok sevmesinden dolayı paketleme tesisi kurduğunu söyledi.
 
'AVRUPADAKİ MARKET ZİNCİRİNİN TÜRKİYE'DEKİ ÖNEMLİ TEDARİKÇİLERİNDEN BİRİSİYİZ'
 
Rahmetli babasının iki oğlunun 'sarışın hastası' olduğunu söylediğinde dedesinin ise bu tabire kızdığını hatırlatan Kurt, "Babam bunu söylediğinde rahmetli dedem; ( bu gençlere niye böyle söylüyorsun) diye kızardı. Babamda 'bir tanesi dozerin sarısına biride limonun sarısına' derdi. Ağabeyim hala o dozerlerin, iş makinelerinin peşinden gidiyor ben limonumun peşinden devam ediyorum. Bunu oluşturmak sözlerle değil, aksiyonlarla, aktivitelerle olur. Nasip oldu kendi iş yerimi kurdum. Kendi Paketleme tesisimi kurdum. Bir ihracat şirketi var bu grubun içerisinde Kurt Global olarak Avrupa’nın gözde marketlerinden bir tanesinin  Türkiye’nin önemli tedarikçilerinin bir tanesiyiz. Kendi üretimlerimiz var, kendi bahçelerimizde. Tüm çalışanlarımla birlikte bu şirketin sahibiyiz" diye konuştu.
 
"İYİ BİR İŞ ADAMI GÖZLERİ İLE DEĞİL KALBİ İLE GÖRENDİR'
 
Farklı bir yönetim tarzı uyguladıklarını ifade eden Cemalettin Kurt, 
"Biz kazandıklarımızı paylaşmasını seven ve paylaştıklarımızın sonuna kadar doğru gittiğini takip eden insanlarız. Rahmetli babam 
'1000 lira kazanmanın yerine 100 lirayı kazanmayı tercih ederim' derdi Bizde tabi çocuk aklımızla 'baba 10 tane yüz lirada bin lira yapar' dediğimiz zaman babam 'oğlum on tane yüz lirayı paylaşması kolay olur' derdi. Biz o felsefeyle devam ediyoruz" dedi.
 
İyi bir iş adamının klasik anlamda gözleri ile gören değil kalbiyle ve beyniyle gören kişi olduğuna dikkat çeken Kurt şöyle devam etti:"Yani sadece elleriyle hisseden değil, içinde olan acılarla yada sevinçlerle hissedendir. Yani siz duyu organlarınızı klasik anlamda işte görme, koklama, duyma, tatma diye algılarsanız iyi bir iş adamına uymaz. Herkesin baktığı açıdan değil başka bir açısından bakmam lazım. Ben iş hayatımı 2010 yılından sonra şöyle yönlendirmeye karar verdim. Bu ülkenin kaynaklarıyla büyüdük. Annemizden doğduğumuzdan beri bu ülkenin kaynaklarını kullanıyoruz. Bunun ölçülebilir boyutu var birde ölçülenemeyen boyutu var. Bazılarının madiği karşılığı vardır şu kadar lirasını kullandık diyebilirsin ama ölçülenemeyen boyutu da vardır. Ölçülemeyen boyutun içine hapsi girer. Birde bende 2010 yılından sonra kendi iş yerimi kurarken bu ülkeye yatırım yapmaya, bu ülkede daha çok insana iş vermeye daha çok insana aş vermeye daha çok insanı mutlu etmeye daha çok insanın yarasını sarmaya karar verdim. İki kişiyle başladım  2010 yılının sonunda bu işe ama çok şükür şu anda sezon 
içerisinde yaklaşık 1000 kişi çalışıyor. Yani 7 yılda 2 kişiden yada 6 yılda 2 kişiden 1000 kişiye ulaşmak benden daha çok Kurt  Quality yada Kurt Global ekibinin başarısıdır. Çünkü her yeni gelen çalışan kendisi gibi iyi eğitimde kendisi gibi ahlaki yönden kendini geliştirmiş üreten en az 4 kişi ile ilgileniyor. Halka halka çoğalıyoruz, çoğaldıkça da mutluluğumuz artıyor. Belki benim bu şirketteki ideal yönüm tek başıma belki azalıyor ama ben çok mutluyum biz artık kurumsal anlamda bir ekiple idare ediyoruz. Yani pazarlamada katlarımız ayrı, sektör için çok geniş olsa da finans departmanımız, pazarlama departmanımız, operasyon departmanımız, bunların hepsi ayrı ayrı kurumlar. Bazen diyorlar ki Cemalettin Kurt abartıyor, yapığı ne? Gittiği Antep yediği dut pekmezi. Ama öyle büyük düşünmüyorum çünkü büyümenin gerisindeki esas güç ve esas sermaye kurumsallık diyorum."
 
BAŞARIMIN ARKASINDAKİ EN BÜYÜK ETKEN; EŞİM
 
Başarısının arkasındaki en büyük etkinin eşi olduğunu ifade eden Kurt şunları söyledi: "Ben evlenmeye karar verdiğim zaman hem kendime eş hem de hayatıma bir asistanı davet ettim. Eşim bu konudaki yardımcım. 2 çocuğum var. Kızım mimar şimdide Mimar Sinan Üniversitesinde mastır yapıyor. Oğlumda bu hafta sonu Tarsus Amerikan Kolejini başarıyla bitirdi. Her ikisi de çok başarılılar. Onlara zaman ayırıyorum. Onların gelişmesine, sosyal yönden gelişmesine, özellikle çünkü diğer akademik yönde annesi yardımcı oluyor. Fiziksel yönde gelişmesine bir rol baba olmam konusunda azami dikkat ediyorum. Kızımın erkek arkadaşı gibi olmaya çalışıyorum. Onlar çok önemli şeyler. Onun ötesinde oldukça çok sık seyahatlerim var gerek yurt içi gerek yurt dışı.
Haftanın dört günü nerdeyse yatak odam uçağın kabini oluyor. Yemek masamda hosteslerin verdiği servis oluyor ama onun ötesinde de tabi ki hayat devam ediyor. Arkadaşlarıma zaman ayırıyorum. Arkadaşlarımın birlikteliklerine katkıda bulunuyorum. 1983 Tarsus Amerikan Koleji mezunuyum ben. Bir grubumuz var işte mesela şu an bizim kader birliği yaptığımız  bize çok ciddi katkılarda bulunan Dr.Serhan Antalyalı ile birlikte çalışıyoruz. Oluşturduğu projelerin neresinde yer alabiliriz onun uğraşısını veriyoruz  ama bunlar hepsinin ötesinde 'keşke' dediklerim var.
Özel hayata dair. Benim hayatım devam ediyor. İyi ki ler mi 
fazla keşkeler mi fazla henüz görecek yaşta değilim. 
Umarım onun hesabını oldukça geç göreyim. Ben yaşamayı seviyorum."
 
'TEK BAŞIMA KAÇMAYI ÇOK SEVERİM'
 
Hayattaki keşkelerimden de bahseden Kurt şunları söyledi: 
"Nedir keşke olsa dediklerim? Bir kere insanlar bir şey kazanmak adına bir şeylerde fedakarlık ediyorlar yada bir şeyden vazgeçiyorlar. Ben hayatımda hep düzen istedim, tüm düzenleri ret edip kaçmak istedim, yani onu dönem dönem yapıyordum. Klasik tabirle beyin formatlama onu yapıyordum. Tek başıma kaçmaları çok severim. Tek başıma kaçmadan kastım doğayla bütünleşme. O vaziyette büyük projelerimi de tek başıma kaçtığım zamanlarda oluştururum. Onun ötesinde nasıl iş hayatımda bir düzen var ise işte bu tek başıma kaçmaların ötesinde de bir düzen olsun isterdim özel hayatımda. Öneğin sabah kalktığım zaman sporumu düzenli yapabileyim,  sağlık adına daha düzenli beslenebileyim, sade iş dünyasından arkadaşlarım değil ama sanat dünyasından da düşünce gruplarından da arkadaşlarım olsun istedim dönem dönem. Sanatla dönem dönem düşünceyle birleşeceğim arkadaşlarım gruplarım olsun isterdim. 
 
'İYİ Kİ NARENCİYECİ OLMUŞUM"
 
"Uzun sohbetleri severim gece yarısına geçen sohbetler benim için ayrıcalıklıdır. Yani günün batışını değil de günün doğuşunu seyretmek çok hoştur ama bunları zaman zaman kaçırıyorum keşke kaçırmasam keşkelerim içerisindedir ama iyi ki yaptığım dediğim şeylerde var buda iyi ki narenciyeci oldum. Çünkü senede 2 defa narenciyeyle birlikte doğuyoruz biz. Kırmızı kabuklar ve sarı kabuklar diyerek 2' ye ayırıyoruz biz. Kırmızı kabuklar portakal- mandalina,  sarı kabuklarda limon ve greyfurt. Sarı kabukların çiçeklenme dönemi ile kırımızı kabukluların çiçeklenme dönemi farklı. Biraz zaman anlamında da farklı. O çiçeklerle birlikte doğuyorum ve sonra o süreç içerisinde çiçeklerin meyveye dönüşmesi sonra hasat sırasında sanki bir müteahhit'in bir binayı bitirdiği gibi o yetiştirdiğimiz, çiçekken beslemeye başladığımız meyveleri toplarken hani müteahhitler örnek daire gösterir ya bizde ilk toplayıp getirdiğimiz zaman portakalımız böyle oldu limonumuz böyle oldu. Bunlar dehşet şeyler. Size bir şey daha söyleyeyim; keşke bir parçası olsaydım dediğim şeyler var spor ve sağlıklı beslenme. Dr. Serhan Antalyalı sanki bu konuda çok yakın zamanda kamuoyuyla paylaşacak çok heyecan duyuyorum bana düşmez onu söylemek ama Dr.Serhan Antalyalı'ya daha çok yakışacak onlar. Çünkü onun doğum sancısını hisseder gibiyim. Onun bir arkadaşı olarak tahmin ediyorum, ona benzer bir şey Mersindeki çeşitli spor kulüplerinin uygun zamanlarda kullanmak isterim imkanlarını ama bunlarında ötesinde şehrimizin spora bakış açısı dönem dönem çok yüksek sahiplenmesi. Dönem dönem tamamen yerlerde sürünüyor. Bence şehir spor ekolü şehir spor geçmişi yapmak lazım. MİY markası ciddi bir marka sadece başarıyla değil ama o markaya ait olmakta hissetmeli insanlarla paylaşılmalı. Bunlar küçük olsun bizim olsun değil büyük olsun herkesin olsun felsefesi çok önemli burada. Onun ötesinde amatör sporlar var Mersin'de inanılmaz bir basketbol alt yapısı oluştu kız takımları erkek takımları basketbola eğimli insanlar oluşturmak lazım. Mesela Mersinde bir voleybol takımı yok. Bayanlar liginde ve baylar liginde oynayacak voleybol takımı yok. Belki seneye Serhan Antalyalı Kurt Global adına oluşum içerisinde olabilir. Bende heyecanla bekliyorum."
 
Facebook'ta paylaş butonu
Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

ÖNE ÇIKANLAR

ANKET

Sizce Türkiye'de yeni bir Anayasa'ya ihtiyaç var mı?

  • EVET : 467 Oy (%28)

  • HAYIR : 569 Oy (%34)

  • İLGİLENMİYORUM / FİKRİM YOK : 649 Oy (%39)

Sayfalar

DUYURULAR

LİNKLER

ARŞİV

HAVA DURUMU

Günlük Gazeteler

Oku